Ne Nedir
ABS ; taşıt araçlarının her türlü yük durumunda bütün yol koşullarında ve çeşitli süratlerdeki zorunlu durumlarda yapılacak ani frenlemelerde tekerleklerin kitlenmesini önleyerek direksiyondaki tam hakimiyeti sağlayan sistemlere verilen ad. ABS , A nti-lock B raking S ystem ifadelerinin kısa yazım biçimidir. Kilitlenmeyen fren sistemi anlamına gelir.
AKS veya diğer adıyla dingil genellikle ulaşım araçlarında, kendisine bağlı tekerlek ya da dişlileri, motordan aldığı güçle döndürerek, aracın hareketini sağlayan materyaldir.
AKÜMÜLATÖR: Akümülatörler elektrik enerjisini kimyasal enerji halinde depo eden, devrelerine elektrikli alıcılar bağlandığı zaman bu kimyasal enerjiyi tekrar elektrik enerjisine dönüştüren araçlardır. Motorun hareketinden elektrik üreten parça olan alternatör, motor çalışmazken elektrik üretemez. Bu nedenle akümülatöre ihtiyaç duyulur.
A/C ; Klima , soğutma çevrimi kullanılarak bir ortamdan ısı çekmek (yani o ortamın sıcaklığını azaltmak), fazla nemini alıp ortama taze hava sağlamak için tasarlanmış sistem veya mekanizmadır. Aşırı nem aşırı sıcaklıktan daha rahatsız edicidir. Örneğin 40 ºC sıcaklık ve %10 nispi neme sahip bir hava 30 ºC sıcaklık %80 nispi neme sahip bir havaya göre daha iyidir , çünkü nem oranı arttıkça insan vücudunun sıcaklık karşısındaki reaksiyonu yavaşlar. Bu nedenle klimalarda yalnızca havanın soğutulması yeterli olmaz nem oranının da ayarlanması gerekir. Bu işlemlerin yapılmasına klimalandırma veya iklimlendirme denir. Bu amaçla kullanılan donanıma ise klima ( En:air conditioner ) denir.
AMORTİSÖR: Otomobilde yayları frenleyerek ani yaylanmaları önleyen ve sarsıntıları azaltan düzenek.
ANTİFRİZ: 0 derece ve altında radyatör suyuna katılarak suyun donmasını önleyen kimyasal madde. Antifriz ayrıca radyatörü ve soğutma sistemini pas ve korozyondan korumak amacıyla da kullanılır. Donma noktası -12 derece olan saf antifriz, su ile karıştırıldığında karışımın donma noktası -65 dereceye kadar düşürülebilir. Antifriz - su karışımında antifriz oranı arttıkça donma noktası bir dereceye kadar düşer, daha sonra tekrar yükselir. Bu nedenle doğru miktarda su ile karıştırılması önemlidir. Su oranı yüzde 70'i aşarsa donma yüzde 30'un altına düşmekte ve hararet tehlikesi baş göstermektedir. Türkiye iklim koşullarında maksimum koruma için yüzde 33 ila yüzde 50 arasında antifriz kullanımı tavsiye edilmektedir. Karışım yaparken sert sulardan kaçınılması gerekir. Çünkü sert sular antifrizin içindeki koruyucu katkıların etkisini azaltır. Bu nedenle soğutucu karışımlarında musluk suyu yerine yumuşatılmış veya arıtılmış su kullanılır. "Antifriz eklenmesi veya değiştirilmesine bomemetre ile ölçüm yapıldıktan sonra karar verilmelidir" düşüncesi de antifriz kullanımında yanlış bir bilgidir. Bomemetre cihazı, sadece karışımdaki etilen glikol miktarını ölçer. Formülündeki koruyucuların durumu hakkında bilgi vermez. Dolayısıyla, antifrizin soğutma sistemini koruma gücünü ölçemez.
ATESLEME BOBINI: Atesleme sisteminde transformatör gibi görev yaparak batarya voltajını binlerce voltaja yükseltir. Bu yüksek voltaj bujinin tırnakları arasında kıvılcım meydana getirir.
BALATA (FREN PABUÇLARI): Yarım daire şeklinde kavis verilmiş metal bir parça. Üzerine ısıya karşı oldukça dayanıklı olan balata perçinlenmiştir. Frene basıldığı zaman bu balata kampanaya sürterek frenleme etkisi gösterir.
Buji , İçten yanmalı motorlarda yakıt-hava karışımını ateşleyen makina parçasıdır. Bujiler yüksek gerilimli elektriği iki elektrot arasından atlatarak kıvılcım oluştururlar. Silindir içinde basınç altında yanma noktasına yaklaşmış yakıt bu kıvılcım sayesinde ateşlenir. Motorun yanma zamanı böylece gerçekleşmiş olur. Bujiler birçok çeşitte ve değişik tip motorlarda kullanılmak üzere farklı boyut ve özelliklerde üretilir.
COMMON RAİL : Yeni nesil dizel motorlarda kullanılan bir yakıt enjeksiyon sistemi. Bir yüksek basınçlı yakıt pompası, buradan silindirlere giden metal yakıt boruları ve yanma odalarına bağlı, zaten yüksek basınçla püskürtülmeyi bekleyen yakıtın yanma odasına girişine izin veren elektromanyetik kontrollü ( en son versiyonunda piezoelektrik kontrollü) enjektörlerden ve bu enjektörlere komuta eden kontrol bilgisayarından oluşan bir sistemdir. sistemin ortak yol olarak adlandırılmasının sebebi ise şudur: yakıt, pompadan silindirlere kadar, ortak yakıt borusu içinde,her zaman yüksek basınç altında beklemektedir (1500 bar civarlarında). yakıtı silindirlere püskürten enjektörler elektronik kontrollü oldukları için, motor kontrol programlarıyla, değişik yük durumlarında farklı miktarlarda yakıtı kolayca sağlayabilirler. püskürtülen yakıtın yüksek basınçlı olması, daha kolay yanması ve yanmamış atık bırakmaması sebebiyle istenen bir şeydir: ne kadar yüksek basınç olursa o kadar iyi. Böylece daha verimli ve daha temiz dizel motorların önü açılmıştır. bu sistemin, daha önce dizellerde kullanılmayan kontrol elektronikleri ile çalışması başka faydalar da sağlamıştır : düzensiz yanmayı tespit eden sensörlerden gelen bilgiler doğrultusunda yakıt püskürtme zamanlamasıyla oynanıp daha sessiz çalışma sağlanabilmiştir.
CRUISE CONTROL (Otomatik hız kontrol): Sürücünün ayağını gazdan çekmesine olanak tanıyarak, otomobili belli bir hızda tutabilen bir sistemdir. Bu sistemde, araç ayarlanmak istenilen hıza ulaştığında ilgili sistem ile ilgili bir düğmeye basılır ve ayak gaz pedalından çekilir. Sistem devreden çıkarılmak istendiğinde tekrar gaza basmak ya da ilgili düğmeye tekrar basmak yeterlidir.
ESP , Otomobillerde kullanılan bir sürüş yardımcı sistemidir. Açılımı Electronic Stability Program (Elektronik Denge Programı) olan sistemin mantığı genel olarak şöyledir; Bir merkezi kontrol ünitesi, direksiyon açı sensörlerinden, moment sensörlerinden, ABS fren sisteminin sensörlerinden gelen verileri değerlendirerek, aracın kayıp kaymadığını hesaplar. Buna göre gerekli tekerlere fren yaptırarak ve motor gücüne müdahale ederek aracı tekrar izine döndürmeye çalışır. Örneğin araç önden kayarsa viraj içinde kalan arka tekerlek, arkadan kayarsa viraj dışında kalan ön tekerlek bağımsız olarak frenlenir. Böylece araç tekrar doğru ize döndürülmeye çalışılır
Değişken Zamanlamalı Supap Kontrol Sistemi, VTEC (Variable-valve timing and electronic-lift control) Değişken supap zamanlaması, motor işletim sisteminin hangi devire göre hangi supap zamanlamasının kullanılacağını belirlenmesi ve her devirde en verimli çalışmayı sağlamasıdır Böylece motor düşük devirlerde az yakıt tüketirken yüksek devirlerde de iyi bir performans sunmaktadır. Motor devri yükseldikçe kayar pimli egzantirik milleri subaplara daha büyük bir kam lobuyla hareket iletmekte ve hava yakıt oranının yeniden düzenlenmesine imkan tanımaktadır.
Diferansiyel , bir akstaki iki teker arasındaki devir dengesini sağlar. Özellikle virajlara sol ve sağ tekerler farklılık gösterdiği için gereklidir. Arka köprüde bulunan bir düzendir, arka tekerleklerin farklı dönmesini ve tork artışı sağlar.
Hava yastığı (Airbag, Yardımcı Koruma Sistemi/SRS), otomobillerde çarpışma anında çok hızlı biçimde açılıp birgaz veyahava ile şişerek yolcunun yaralanmasını önleyen, esnek bir malzemeden yapılmış koruma sistemi. Tipik bir hava yastığı saniyenin 1/10'undan kısa sürede açılır, birkaç saniye sonra da sönerek yolcunun hareketini ve araçtan çıkmasını kolaylaştırır.
İntercooler: Turbo motorlarda havanın soğutulması için kullanılan ek soğutucu. Turbo sistemde hava sıkıştırılırken ısınır, ısınan hava genleşerek hacmi artar ve dolayısıyla daha fazla yer kaplar ve bu istenmeyen bir durumdur. Hava soğukken daha az yer kapladığı için silindire daha fazla hava basılabilir ve bu şekilde daha daha fazla oksijen sağlanır ve daha iyi yanma sağlanır. Çalışması motor soğutma sistemindeki radyatör gibidir fakat radyatörden farkı suyun değil içinde direkt havanın soğutulmasıdır.
Krank mili , eksantirik bir mildir ve pistonların yaptığı doğrusal hareketi dairesel harekete çevirir.
Krank mili genellikle dövme yöntemi ile üretilir ve biyel kolunun çalışacağı bölgeleri talaşlı imalatla hassas bir şekilde işlenir. Krank mili malzemesi düşük alaşımlı çelikdir. Döküm yoluyla üretilen krank mili Küresel garafitli dökme demirle de üretilir. Malzemenin özellikleri aşınmaya,erğimeye ve burulmaya karşı dayanımlı olmalıdır. Krank miline yataklık eden kaymalı yataklar krank mil yatağı ise mikro kaynamaları engellemek için pirinçten yapılır. Krank milinin yağlaması ise biyel kollarının karterdeki yağa çarpıp onu sıçratması sonucu yapılır.
resim24
Piston, bir silindir içine hassas olarak uyarak ileri-geri hareket eden silindirik veya disk şeklinde parça. Motor, pompa ve kompresör gibi makinalarda silindirden dışarı uzanan (biyel) piston koluna bağlı olarak kullanılır.

TURBO: Normal araçlardaki motorlar atmosferli motorlar olarak adlandırılır. Yani motor havayı silindir vasıtasıyla şırınga gibi kendisi emer ve silindir emebildiği kadar havadaki oksijenle yetinerek yakıtı yakmak zorundadır. Normalde bilinen, tüm motorlarda az bir miktar yakıt yanmadan atılır. Atmosferli motorlarda yanmadan atılan yakıt miktarı turbo motorlara oranla daha fazladır. Turbo motorların teknik ismi turbo şarj sistemi olarak bilinir. Ana amaç motora daha fazla oksijen sağlamaktır. Temel olarak eksoz gazından güç alan bir hava kopresörü sistemidir. Eksoz gazı çıkışında hava tribünü yer alır ve eksoz atılırken bu tribünü çevirir ve üretilen güç diğer tarafta havayı sıkıştırmak için kullanılır. Kompresör havayı sıkıştırarak silindirlerin içine basar ve böylece silindirlere normalde alabileceklerinden daha fazla miktarda hava (dolayısıyla daha fazla oksijen) basılmış olur ve sonuç olarak daha verimli bir yanma sağlanır. Ve yakıtın tamamına yakını yakılmış olur ki buda aynı yakıtla daha fazla yol veya daha fazla güç anlamına gelir


